Biraz önce yine günün sonuna gelmiş, pijamalarımı giyinmiş koltuğuma bir güzel gömülmüş sosyal medyada gezinirken "insanlar aç..." diye iç geçirdim. Ve bir okadar muhtaç...
Gördüğüm her fotoğrafta ve okuduğum her yazıda bunu rahatlıkla görebiliyorum.
Mecburen değişiyorsun. Stilin değişiyor, saçın-başın değişiyor.' O şey 'ilgi alanın olmadığı halde ilgi alanın oluveriyor.
Hep birisi için kendinden başka herkes oluyorsun. Peki ya niçin?

İnsanlar öylesine muhtaç ki sevilmeye...sevdikleri kadar sevilmeye...ya da sevdiklerini sandıkları kadar sevilmeye... her bir darbede güçlendiklerini zannetseler de yeniden başkalaşıp katılaşıyorlar.
Biraz sevgi için bin takla ispat çabaları.
Ama ben tüm bunların kişinin kendi benliğindeki yolculuğundan ödün verdiğini ve geriye sadece kızgınlıkların biriktiğini düşünüyorum.
Sen, kendin olamadıkça çabalayacaksın ve çabaladıkça istediğin olmayacak gibi.
Bu savaş kendini yalnızlaştırmandan başka ne işe yarar? Sen istediğin gibi olamayacaksan, seni 'öyle' ya da ' böyle' sevmeleri neyi değiştirir?
Mutluluk mu?
Bence mutluluk birilerinin seni taktir etmesi için istemediğin şekillerde onay beklemekten çok, tek başına dilediğince nefes alıp verebilmektir.
Yani bunun sonu yok. Aynada gördüğünü tanımıyorsan ve insanlar içinde hâla yalnız hissediyorsan bir yerde hata yapıyorsun.
Kendin ol...bırak seni sevecek olan öyle sevsin!
Goncagül "Sevgi"